22 Mart 2008 Cumartesi

30+1

Geçen hafta arkadaşım Deniz' le oğluşun kıyafetlerini yıkayıp, ütüledik sağolsun Deniz teyzesi çok yardımcı oldu bize. Ben evlenirken de gelinliğimi giymeme o yardımcı olmuştu, oğluşun kıyafetlerini hazırlamada da yanımda oldu sağolsun.
Babamız da siteyi yakinen takip etmesine rağmen bir türlü yorum yazamıyor. Fakat her okuyuşundan sonra beni de yaz babasından hiç bahsetmemişsin diyerek başımın etini yiyor. Ne diyim oğluş baban sürekli görevlerde, şehir dışlarında sana bebek odası takımı alabilmek için para kazanmaya gittiğini söyledi bana. :D
Bugün itibariyle 31. haftamıza girdik. Normal şartlar altında bir gebelik döneminin 40 hafta sürdüğünü düşünürsek tamı tamına 9 haftamız kaldı. Gitgide azalan zaman beni hem heyecanlandırıyor hem de biraz korkuyorum tabi. Bir yandan oğluşla göz göze gelebilmek ona sarılıp, koklayabilmek için heyecanlanırken bir yandan da umarım bi aksilik olmaz herşey yolunda gider demekten de kendimi alamıyorum.

7 Mart 2008 Cuma

işte bu da benim yakışıklım














Dün Üçboyutlu Ultrasondaydık. Elimizde hatıra olarak saklayıp, ilerde oğluşumuza göstermek için fazla resim olmaması ve biraz da merakımızdan hem Teknoloji de bu kadar ilerlemişken yararlanmak amacıyla gittik üç boyutluya. Gerçi oğluş bize yüzünü pek göstermek istemedi, kafasını çevirdi, yüzünü elleriyle kapattı hele o eller sürekli yüzünde, ağzında, hatta bi ara parmağını burnuna bile soktu! Bi ara bize bakarak kahkaha attı. Çok tatlı o çoook maşallah ....

25 Şubat 2008 Pazartesi

Evet şişkoyum Ben Şişşşkoooo Noolmuş?




Bir çocuğun lunaparka giderkenki mutluluğunu yaşıyordum önceleri doktor muayenesine giderken. Ultrasonda oğluşumu görebilmek hareketlerini, gelişimini izleyebilmek için sabırsızlanıyordum. Hatta eve ikinci el bir ultrason aleti alıp, mümkünse her dakka izleyebilme fikrinde bile ciddiydim aslında; her ne kadar herkes şaka yaptığımı düşünüp beni ciddiye almasada! Şimdilerde artık ultrason aleti ve doktor konusunda da o ilk zamanlardaki heyecanım kalmadı desem yeridir. Çünkü oğluşum artık çok yaramaz. :D Bana sürekli kendini hissettiren tekmeleri ve hıçkırıklarıyla hey anne ben burdayım der gibi. Aslında çok güzel ve özel duygular bunlar :) Bir o kadar da zor, Öyle ki geceleri uyuyamaz, sabahları yatamaz oldum! Uyumak artık benim için bir eziyet haline gelmeye başladı. Gecenin bir yarısı tutulmuş ve uyuşmuş vaziyette uyanma ve onu izleyen kramplar eşliğinde sağdan sola dönme çabalarıyla sabahı zor ediyorum. Aklıma hep ters dönmüş düzelmek için bacaklarını sallayan böcekler geliyor. Öyle bi böcek gördüğümde hemen bi kağıt ya da peçete bişey bulup yardım ederdim düzelmeleri için ben de öyle olduğum zamanlarda iyiki de yardım etmişim bundan sonra da yardım edicem diyorum hep. Gerçi düzelttikten sonra genelde camdan aşağa atıyorum haşereleri ama olsun! Ayrıca kargalar bile daha uyanmamışken erkenden uyanma, sabahın köründe yapacak bi iş bulamayıp, kimseleri uyandırmamak adına yatağın içinde öylece boş boş saçma sapan şeyleri düşünerek kuruntular yapmakla geçiyor!
Ama son zamanlarda yapmaktan büyük keyif aldığım, kendimi tutmakta çok zorlandığım hatta tutamadığım başka bir şey var ki o da; Yemek Yemek! Son ikidir doktor kontrollerinde gündem genellikle benim aldığım aşırı kilolar olmaya başladı. En son gidişimde üç haftada beş kilo aldığım ortaya çıktı ki bu da gündem oluşturmaya yetecek kadar büyük bir neden oldu tabi ki! Bunun üzerine Doktorum beni direk diyetisyene yönlendirdi. Diyetisyenlerin de ne kadar bilmiş ve gıcık olduklarını öğrenmiş oldum bu sayede. Ya da bana öylesi rast geldi. Aslında benim böyle hissetmem normal olmalı düşünsenize zaten o gün şeker yüklemesi için hastanedeyim ve son haftalarda almış olduğum inanılmaz hızlı kilolar nedeniyle kendimi yeterince pişman hissederek çaldım diyetisyenin kapısını. Karşımda kara kuru, zayıf, çelimsiz bir hatun. Gel bakalım tombalak der gibi baktı zaten ben de son derece mağrur ve çekinerek girdim odaya zaten suçluyum beni doktorum size yönlendirdi diyebildim sadece! Hımm buydun bakalım boy ve kilo analizleri şöyle tartıya çıkııın dedi.Bi dakka çizmelerimi ve montumu çıkarmalıyım Hay Allah Keşke daha hafif şeyler giyseydim Neyse bu seferlik böyle olsun! Boy-1:64, Kilo; 70 hmm Gebelik öncesi kilonuz? Imm 55. Kaç aylık hamilesiniz? 6 Aslında bugün tam 25 haftalık. Aaaa ama çok kilo almışsınız. Ya tamam şişkoyum biraz kabul ediyorum da bu kadar tepkiye ne gerek var ki kardeşim! Bir kara liste tutuşturdu hemen elime ve listede yememem gerekenler. Zaten onları yemeyince yiyecek pek bişey de kalmıyor. O listeyi uygulamam imkansız!! Ollldu ben sizi tutmayayım şeklinde ayrıldım odadan. Ama hanfendi ısrarla arkamdan bundan sonra ayda sadece 1 kilo almalısın fazlası yokk diye bağırıyordu en son hatırladığım...
Sonra düşündüm de hep hayatım boyunca açlık sınırında yaşıyormuşum görünümünde, Yemek yeme konusunda son derece mız mız, seçici, iştahsız biriyken şimdilerde aklımdan geçen menülere yemek istediklerime ve yiyemeyince ki mutsuzluğum ve üzüntüme ben bile akıl sır erdiremez oldum. Böyle olacağımı tahmin etmek bi yana rüyamda bile görsem hayatta inanmazdım. Önceleri yemek yemem lazım hadi bi gayret bari şu tabağımı bitireyim diye kendimi zorlarken, şimdi yemek yeme göksuuun, tatlı yok göksuuun hııı cıss YEME diyenlere acayip kıl oluyorum. Aklım ve mantığım bunu bir türlü kabullenmiyor. Bi de aksi gibi canım nasıl nasıl tatlılar yemek, colalar içmek istiyor ki bunun tarifi yok yani! Neyse ki şeker yükleme testimiz de iyi çıktığına göre o kadar katı perhizlere gerek olmadığını düşünüyorum, bişeyler yediysem hemen gidip hareket etmeye yürümeye ve yediklerim kiloya dönüşmesin diye yakmaya çalışıyorum. Sonuçta ben de çok kilo aldığımın hareketlerimin şimdiden kısıtlandığının ve bundan sonra dikkat etmem gerektiğinin tabi ki farkındayım, elimden geleni yapmaya çalışıyorum daha napiiim! Hem ben yemiyorum ki oğluşum yiyor ;)))

30 Ocak 2008 Çarşamba

İçimde dolaşan minik bi Balık mı var ne!

Bebişim büyüyor. Günden güne bana varlığını daha da çok hissettirir oldu. Başlarda sadece ben hissediyordum pıt pıt... ları. Fakat o pıt pıt lar benim küçük balığım mı yoksa bağırsak hareketleri mi tam olarak emin olamıyordum! Ama son iki haftadır baya ciddi hissedilir şekilde pıtırtılar olmaya başladı. Bazen aşırı oluyormuş gibi geliyor, şaşkınlıkla beraber komik de geliyor. Gece yatınca ve işyerinde bilgisayar başında otururken daha çok oluyor sanki! Birdenbire kendi kendime gülmeye başlıyorum ama cidden komik geliyor; yaşıyor, oynuyor diyorum insana mutluluk veren bi duygu bu çok özel çoook. Artık babamız da hissedebiliyor pıt pıtları. Tabi o gün ona bi hediye aldıysa!
Orda bile ona özel bi yaşam var uyandığı-uyuduğu, hareket ettiği, az hareket ettiği, çok hareket ettiği... onun keyfine kalmış! Aaaa hareket ediyor diyip elini karnıma koyan insanları bile tanıyor belki de! Ona göre bazen birdenbire duruyor, tam ellerini çektikten sonra tekrar harekete başlıyor! :)) Bunların hepsi bir mucize Allah tarafından bana yaşatılan binlerce kez şükretsem de yetmeyecek olan bir mucize. Minik balığım, mucizem; şimdiden annen seni çoook seviyor.....

18 Ocak 2008 Cuma

Mutlu Başladık Şükürler Olsun...


2008 Yılı ile ilgili ilk ve en önemli beklentim gerçekleşti. Binlerce kere şükretsem yine de az ve yetersiz kalacağını düşünüyorum. Genetik inceleme bitti ve Amniyosentez sonucumuz belli oldu. Şükürler olsun herşey normal. Biz de derin bir "ohhh" çektik ve artık önümüzü daha net görebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Artık bu blogda hep pozitif ve keyifli şeylerden bahsetmek istiyorum. Heeeyy bu bloğa girip de yazıları okuyan sessiz çoğunluk yorum yazmıyorsunuz bari dua edin hadi bakiim :D

8 Ocak 2008 Salı

2008 Mutlu Başlangıçların Yılı Olsun...

Yeni yeni fark ediyorum aslında geçen yıllar benim için o kadar da önemli değilmiş. Evet yılbaşlarını kutlardım önümdeki yeni yıla dair ben de beklentiler içine girerdim, heyecan duyardım. Fakat 2008 yılı benim için daha bi farklı beklentiler içine girdiğim, nasıl desem bi milat olarak kabul etmek istediğim bir yıl artık. Tanrımdan dileğim ve 2008 den beklentilerim; önce sağlıklı bir bebek dünyaya getirebilmek, ailemin ve sevdiklerimin de sağlıklı olması, huzur, mutluluk ve barış... e tabi bir de tüm bunları sağlamaya yetecek kadar gerekli olan finansman! Umarım çok şey istemiyorumdur.

2 Ocak 2008 Çarşamba

25 Aralık 2007 Herhalde benim için 2007 yılında daha kötü bir gün olmamıştır! Elimin kolumun bağlandığı, çaresiz kaldığım, anne olabilmenin ne kadar zor olduğunu bir kez daha gördüğüm gün.
Neyse 25 Aralık 2007 salı günü ayrıntılı ultrason için randevumuz var. Küçüğümü göreceğim ama bu sefer daha detaylı. Meşhur radyolog amcamız bize boy boy fotoğraflarını verecek ben seçtiklerimi bloğuma koyacağım ve küçüğüme ilerde gösterilmek üzere saklanacak.... Ne hayaller ne düşünceler... Nitekim hiç biri de hayal ettiğim gibi olmadı!
İşyerinden izin aldık ve meşhur radyolog amcamızın muayenehanesine gittik. Zaten aksilik ordan başladı ki gittiğimizde bir arızadan dolayı bayadır elektriklerin kesik olduğunu ve elektrikler gelene kadar beklemek zorunda olduğumuzu öğrendik. Orada bulunan diğer çiftler gibi biz de oturup beklemeye başladık. Kocalarıyla beraber gelen karınları şiş bayanlar, hepsi de göz ucuyla birbirini inceliyor. Sessiz ve heyecanlı bekleyiş. Beklemek ne kadar zor, yaklaşık 1 saat sonra arıza giderilmiş olacak ki elektrikler geldi ve hastalar tek tek içeri alınmaya başladı. Hemen saate bakıyorum ilk hasta 15 dakika içerde kalıyor sonra yan odaya alınıyor oradan elinde fotoğrafları mutlu mesut ayrılıyorlar. Sonra sıradaki o da 15 dakka kalıyor aynı senaryo sıradaki... Her çifti tek tek inceliyorum içeri girmeden önceki halleri çıktıktan sonraki halleri sanki herkes karnesini alan birer öğrenci edasıyla ellerinde tek sayfalık bir rapor ve birkaç tane de resim. Benim ise beklemekten midir içinde bulunduğum psikolojidenmidir nedir içimde bir sıkıntı kalp atışlarımda bir artış... Hakkımızda hayırlısı olsun diyorum. Sanırım bi tuvalete gitsem iyi olacak!
Son 2 çift kalıyoruz içerde sanırım artık sıra bizde! Evet adım okundu nihayet giriyorum karanlık odaya; göbeğini aç, uzan, bekle...
Meşhur amcam geldi ayyy bebişimi görücem artık cinsiyeti de kesinleşecek kendi doktorum bize 11 haftalıkken söylemişti aslında ama yine de emin olmak lazım! Bebeğimin normalden biraz daha büyük olduğunu söyledi önce ewt dedim onu biliyorum. Sonra ense derisi kalınlığının normalden biraz daha fazla olduğunu normali 3,5-4 mm olması gerekirken benim bebeğimin 6,5 mm olduğunu söyledi önce nasıl yani bu tam olarak ne demek oluyor eminmisiniz? Ayrıca diye devam edip böbreklerinde de bi problem olduğunu, hem böbrekleri hem de ensesinde bu görmüş olduğu durumlardan dolayı down sendromu riskine karşı amniyon sentez yapılmasının iyi olacağını... İşte o gün hayatımda yediğim en hakiki tokatı suratıma yemiş gibi oldum. Hep meraktan çatlarcasına yattığım yerden doğrulmaya çalışarak küçüğümü görmek için ekrana bakmaya debelenen ben bir anda sanki üzerime tonlarca ağırlık bırakılmış gibi öylece nefessiz kalakaldım. Ne yani oğluşumun sağlığı iyi değilmiydi oysa yeni yeni pıt pıt larını hissediyordum. Sadece bana özel.
Kesin diye bişey yok hatta büyük ihtimalle bişey çıkmayacak sadece emin olmak için amniyonsentez dedi radyolog tekrar tekrar... Ya o zaman neden riske atayım ki bebeğimi! Ayrıca bize fotoğraf vermeyi unutuyor yazıcısını kapattığı için de daha sonra vereyim çocuklar diyor. Zaten hiçbir hayalim gerçekleşmedi ki!
Odadan çıkıyoruz bizden sonra sırada kalan son çifti alıyorlar. Bekleme salonunda oturup doktorumu arıyorum olanları anlatıyorum ve geliyoruz biz senin yanına diyorum. Gereken neyse yapıcaz merak etme diyor bana.
Biz ordan ayrılıp kendi doktoruma gidiyoruz apar topar. Bizi beklerken oda birkaç doktor arkadaşını arayıp bizim konuyu danışmış olacak ki gittiğimizde amniyon sentezin yapılırsa daha iyi olacağından bahsetti. Hatta yanımızda fln da görüşmeler yaptı. Nitekim zaman kaybetmeden yarın bu işi yapalım dedi. Bana bebeğime zarar gelmeyeceğine dair söz verdi. Saat kararlaştırıldı. Hemen annemlere gittik ordan internetten amniyon sentezi araştırdık. O geceyi doğru düzgün uyuyamadan azap içinde dualar ederek geçirdim.
Ve 26 Aralık Çarşamba annem eşim ben hastanedeyiz prosedürlerle dolu yasal işlemler, kalabalık, hayatımda hiç o kadar hamileyi bir arada görmemişimdir herhalde! Hayatım boyunca doktorlardan ya da doktora gitmekten korktuğumu hiç hatırlamıyorum. Canı tatlı asla olmadım bu saaatten sonra da olmam herhalde! Ayyy acıycak mı kesin çok acıycak muhabbetleri de beni hep sıkmış ve komik gelmiştir. Sonunda başımıza bişey gelmeden şükürler olsun ki sıvı alındı. Sonuç için beklemek çok zor olacak çünkü kesin sonuç 3 hafta sonra belli olacak. İnşallah yaşadığımız sıkıntı bununla sınırlı kalsın, bitsin gitsin bi daha da olmasın. Allah oğluşumu sağlıklı bi şekilde kucağıma almayı nasip etsin 2008 den tek dileğim